Selam bloggerım!

Bugün pek yazamadım sabah çok geç kalktım akşam gelince de internette dolaştım kusura bakma. :/ Derste çalışmadım zaten... Puff neyse öptüm bloggerım...

Yeni blogum artık buradan devam edeceğim!

Yeni blog açtım artık buradan devam edeceğim ziyaretçilerimi artık burayada bekliyorum.İyi günler.


http://yesimleheran.blogspot.com/

Çok mutluyum,çokkk

Ya bugün süperdi ya!3 dersimiz boştu öylesine çoştuk ki görmedinz lazım :D Hayatta unutmayacağım bugünü hele o son dersteki ruh çağırma olayı.Mükemmeldi yaa!Ruh geldiysen işaret gönder dediğimiz anda kapının aniden açılması hepimizin birden cırlaması filan koptuk bugün ya.Hele o son dakikalar süperdi ya.Bizim eski sınıftaki arkadaşlarla felan mükemmel geçti.Biz buyuz işte ya!8-A bu! Çok mutluyum çokkk Daha bu sadece dört saatte geçti kim bilir öğleden sonra neler olacak!Ay bir de kurs var bugün o karanlıkta kim bilir başımıza ne gelecke.Süper yaa

Lanet ediyorum o güne!

Onun yanındayken huzurlusundur,onun yanındayken rahatsındır.Çünkü o sen suçlu olsan bile hep arka çıkar sana,her anında elinden tutar ben burdayım der,dostundur çünkü o senin.Ağlayacağın zaman omzunu gösterir sana,elinden tutar.Gözyaşlarını siler.Öğütler verir...Aynı bir anne gibi...Senin hep mutlu olmanı ister,hep gülmenizi ister.Uzun yıllarca sürer bu dostluk kavgalar olsa da farkılıdır sizin dostluğunuz...Anlaşma diliniz bazen tek bir bakış,evet tek bir bakış yeter duygunuzu ona anlatmaya.Yüzünüzdeki tek bir ifade anlatmaya yeter şu anki ruh halinizi.Eğlencendir o,gülme sebebin,hatta yeri geldiğinde yaşama sebebin.Aynı şeyleri söylersiniz,aynı şeyleri düşünürsünüz.Aynı anda aynı şeyleri söylersiniz.Ruh ikisi olmaktır belki de dostluk.Her türlü zorluğa göğüs germektir.gerektiğinde herkesi karşına alabilmektir.Tek bir kişi için herkesi karşına alabilmektir.İşte böyledir dostluk iyi günde kötü günde hep yanındadır.Ve sonra...Öyle bir an gelirki ayrılmak zorunda kalırsınız günlerce,gecelerce lanet edersiniz o güne.Bu sınav hayatından kurtulma gününüz osa bile lanet edersiniz.Ve ben şimdi her gece lanet ediyrum o güne!Dostlarımdan ayıracağı için beni!Tek başıma ,savunmasız bırakacağı için beni!Yüreğimden bir parça koparacağı için!zaten yapayalnız olduğum bir hayatta bir kez daha yapayalnız bırakacağı için,bir kez daha hayattan nefret etmemi sağlayacağı için LANET EDİYORUM O GÜNE!O ANA!!!

Uzun bir aradan sonra buradayım

Bayağı bir zaman olmuş bloguma ara vereli ama artık elimden geldiğince yazmaya çalışayım.Bu kadar uzun bir aradan sonra ne yazsam bilemiyorum.Ama size biraz şu anki durumumdan bahsedebilirim.Gayet huzurlu bir okul dönemi geçiriyorum.Herhangi hiçbir sorunum,sorunumuz yok çok şükür.Ama son zamanlarda bir şeylerden çok şikayetçiyim.Her an öyle doluyum ki patlamak için birinin bir kelime demesini bekliyorum.Sinirlerime hakim olamıyorum,sinirlendiğimde gözüm hiçbir şeyi görmüyor,öyle ağır laflar ediyorum ki,dönüp bu dediklerimi düşündüğümde veya okuduğumda yuh diyorum yani!Bu laf denir mi?Ne yapacağımı bilmiyorum,kendimi frenlemeye çalışıyorum ama sinirlenince başka bir şekle bürünüyorum...Kendimi kontrol edemiyorum,bir anda herşeyi söylüyorum.Sizin bir tavsiyeniz var mı bu illetten kurtulmam için?Bu durumdan öyle şikayetciyim ki en yakınıma bile yapıp hıncımı çıkarıyorum sonra üzülüyorum elbet ama iş işten geçmiş oluyor. :/

Kavak yelleri başlıyorr :)


Ayy bir mutlu oldum bir mutlu oldum sormayın.
Perşembe günlerini iple çekiyorum bu dizi yüzünden.
21 Ağustos'da başlıyor.
Yaşasın :) :)
Çok mutluyum çok...
Bakalım yeni sezonda neler olacak?..
Şiddetle tavsiye ediyorum bu diziyi...

Bu kadar zor?

Niye herşey bu kadar zor?
Niye sürekli karşımıza bir engel çıkıyor?..
Hiç anlamıyorum...
Herşey bu kadar zor olmak zorunda mı?..

Yolculuk hazırlıkları


Yarın yola çıkıyoruz.
Bavul filan hazırlanacak tabi.
Geri dönüşü var ama içim bir garip nedense...
Zaten ilk birkaç gün internette olmayacak.
Kesin kafayı yerim.
En iyisi yanıma bol bol film almak :/

Bir sürü downloads

Oyunum babam sayesinde çökünce tüm Sims 2 downloadslarım gitmişti.
Ben de çok üzülmüştüm.
Sitelerim filan...
Ama bugün öyle siteler gördüm ki hepsinden indiriyorum... :) :)
Mükemmeller.
Yehooo çok mutluyum :)

Alışmak kolay mı?

Zamanla herşeye alışılır diyorlar.Aman kafana taktığın şeye bak diyorlar.Gerçekten zamanla herşeye alışılır mı?..

Forumlara üyelik

Allah'ım o kadar çok foruma üye olmuşum ki birşey aradığımda hangisine girsem bu e-posta adresi kullanılıyor diyor.Aştım ben kendimi aştım...

Dengesizim :/

Değişik bir ruh hali içindeyim yine.
Bir yanım mutlu bir yanım mutsuz...
Orta hallide değil.
Açıkcası çok dengesiz günler yaşıyorum.
Nasıl bir ruh hali içindeyim onu bile anlayamıyorum :/

Gidiyorum

Pazar günü Ankara'ya gidiyoruz.
Yarın filanda toparlanacağız...
O arada vakit bulursam Melek'le buluşcam yine.
Allah'tan gidipte temelli kalmıycam.
Yoksa kafayı filan yerdim herhalde...

Gitmek mi kalmak mı?

Savaşı bırakıp gitmeli mi yoksa kalıp savaşmalı mı?..

ÖSS


Bugün ÖSS yerleştirme sonuçları açıklandı. :)
İnşallah herkes istediği yere girebilmiştir.
Valla acayip gözümü korkutuyorlar çok zor filan gibi.
Korkmuyorum değil hani.
Oysa bu sene ben de SBS'ye girdim bu kadar korkmamıştım.
ÖSS'ye karşı şimdiden bir nefret beslemeye başladım diyebilirim... :(

Günaydın

Günaydın hepinize :)
Ay sabah sabah kahvaltı biter bitmez oturdum bilgisayarın başına :D
Bilgisayar kolik olup çıktım resmen.
Buraya sürekli birşeyler yazasım geliyor ama yazacaklarımı toparlayamıyorum bir türlü.
İnşallah bugün bol bol yazarım.
Tuğba ablamın o "hiç yazmayı bırakma" cümlesinden sonra hiç bırakmam sanırsam :D
Öptüm hepinizi :)

İyi geceler :)

Sıcacık yatağıma gidip uyumak istiyorum.
Hayallerimle beraber.
Geçen gün Tuğba ablamın blogunda okudum tinercileri onlar geldiler aklıma...
Kim bilir şuan da nerede ve ne şartlarla ne yapıyorlar?..
Daha önemlisi kışın ne yapacaklar?..
Of of...
Allah'ım sen herkese sımsıcacık bir yuva ,bir yatak ver.
Kimseyi öksüz,tek başına bırakma...
Herşey için sana bir kere değil bin kere şükürler olsun Allah'ım.
Bana bu kadar güzel fırsatlarda yaşama olanağını verdiğin için.
Olmayanlarada ver yarabbim.
Amin...
İyi geceler hepinize :)

Hiç akıllanmayacak mıyım?..

Yine kendime engel olamıyorum.
Yine sadece kısa bir süre sonra vazgeçiyorum kararlarımdan.
Ve böyle oldukça sürekli hata yapıyorum.
Off ben hiç akıllanmıyacak mıyım?..

Sahte gülüşler...



Aslında her daim kalbimin bir yerinde hüzün var.
Her daim...
Sanki mutlu zannettiğim anlarımda onun üstüne bir perde geliyor ve aniden bir maske oluşuyor yüzümde.
Ama içimdeki hüzün perdeyi kaldırdığında o maske birden yok oluyor.
Mutluluk maskesinin altındaki aslında hep hüzün...
Yani ben aslında hep maske takarak mutlu oluyorum.
Yada bana öyle geliyor...
Off bir garibim yine.
Yeri geldiğinde gülüyorum,kahkahalar atıyorum ama en ufak bir üzüntüde sanki hepsi yalandanmış gibi geliyor...Sanki hepsi sahte gülüşlermiş gibi geliyor...

Sizi kaybetmek istemiyorum






Bir anne nasıl evladını yetiştirirse öyle yetiştirdim içimdeki sevgiyi size karşı.
Dostlarıma karşı.
Emek harcadım...Çabaladım...
Sizi kazanmak için çok şey yaptım.
Biliyorum sizde benim için öyle yaptınız.
Zamanla tanıdık birbirimizi...
9 yıl...
Dile kolay 9 yıl...
Hepinizi o kadar iyi tanıyorum ki şimdi.
Hepinizin nasıl olduğunu öğrendim zamanla.
Bir anne evladını nasıl yetiştirirse size olan sevgimide öyle yetiştirdim.
Ağır ağır,yavaş yavaş...
Ama hep ilerleyerek hep birşeyler katarak.
Şimdi sizi kaybetmek istemiyorum.

Bu kadar kolay sizi kaybetmek istemiyorum.
Beni bırakmayın yalnız lütfen...
Bu sene sonunda ayrılıcaz sizinle biliyorum ama ben sizi...
Ben dostlarımı kaybetmek istemiyorum.
Her ne kadar bir daha görüşemeyecek olsakta...

Süpriz :)






İçimden yazmak geldi valla :)
Deminden maskeli balo ve koşankaplumbağa'ya baktımda bir sürü yazı yazıyorlar ben de özendim yazayım dedim :D
Canım arkadaşlarımla buluştum bugün.
Okulama gittim.Sınıfıma gittim.Fotoğraf çekildim.
Off off ...
Aslında gitmiycem sanırsam Ankara'ya.
Annem şuanlık vazgeçti ama arkadaşlara söylemedim.
Okul günü süpriz yapacağım :)
Beni okulun ilk günü kesin gebertecekler o ayrı mesele :D
Ama dönüşümün muhteşem olmasını istiyorum.
Gerçi onlar hala inanmamış gibiler gideceğime.
Kabullenmek istemiyorlar açıkcası :(
İnşallah son anda annem bana yamuk yapmazda arkadaşlarımdan ayrılmam.
Ama eğer Ankara'ya girersem.
100% bunalıma girerim.
Hayatı zindan ederim hepsine.
Bunu gerçekten yaparım.
Beni düşünmeyenleri,düşüneceğimi zannetmiyorum!..
Bana kızıyorsunuz biliyorum.
Ama beni anlarsanız yaşadıklarımı inan böyle düşünmezsiniz.
Ne diyeyim böyleyim ben işte...
Kimine göre bencel kimine göre fedakar :)

Bekle beni Ilgaz :)

Pazar günü gidiyorum Ankara'ya.Oradan 5-6 gün sonrada Ilgaz'a geçiyorum.Bilgisayar yok.Mis gibi doğa.Kuzenlerim,arkadaşlarım,halamlar...Huzurlu,mutlu,sorunsuz günler.Ohh be :) İçim çok daraldı burda.Bir an önce halamların yanına gitmek istiyorum.Orada vakit çok eğlenceli geçiyor.Kuzenlerimle eğleniyoruz.Evde sıkıldım oturmaktan...

Koskoca tatilde gece bir kere dışarı çıktım düşünün artık.Bekle beni Ilgaz ben geliyorum... :)


Not:Resim için Bengi Gencer'e çok teşekkür ederim.




Karma karışık bir haldeyim


Çok uzun zaman oldu buraya yazı yazmayalı.Bugün 2'de okul arkadaşlarıyla buluşucam ve pazar günüde Ankara'ya gidicem.İçim bir garip sanki.Bir burukluk var...Hele şu dün duyduklarım...Tamamen şoktayım.Ama anlatacak kadar cesaretli değilim sanırım.Mutsuzum ,içim bir garip.Daha fazla birşey yazamayacağım...Pazar gününden itibaren uzun süre aranızda olamayacağım.Kendinize iyi bakın :)

Kandiliniz mübarek olsun

Foruma bugün yine yazamadım kusura bakmayın.
KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN. :)

Özür dilerim bugün hiç yazamadım

Sizlerden çok özür dilerim sevgili ziyaretçilerim.
Kendime site açtım.Normal bildiğin forum onunla uğraştım tüm gün :)
Şimdi sizlere sitemin adresini vereceğim.
Umarım üye olursunuz.
Yarın size bol bol yazı yazacağım.
Kendinize iyi bakın ;)


www.trpaylasim.1forum.biz

Tren...




tıp fakültesini yeni bitirmiş ,pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere,Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına ,gitmiştim.Gençtim,bekardım.küçük bir beldeydi gittiğim yer.ilk gece bir eve konuk olmuştum .tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş,sohbetler edilmişti.üzerimde yol yorgunluğu ,geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı.saatler ilerliyor,ağır bir uyku beni içine çekiyordu.ev sahibine bie şeyde diyemiyordum.saateler epey ilerledi ama yin bir hareket yoktu.evin büyüğü olan hacıanneye sıkılarak sordum__anneciğim ,sizin buralarda kaçta yatılıyor?hacıanne:__evladım az sonra tren gelecekonu bekliyoruz.dedimerak ettim,tekrar sordum:__trenden sizin bir yakınınızmı gelecek?hacıannenin yanıtı inannılacak gibi değildi:__hayır evladım,beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok.ancak burası uzak bir yer.trenden buraların yabancısı birileri gelebilir.bu saate ,yakınlarda ışığı yanan bir ev bulamazsa sokakklarda kalır.buraların yabancısı bir geldiğinde ,ışığı yanan bir ev bulsun diye bekliyoruz.




Ben çok duygulandım.Bakalım sizde duygulanacak mısınız?..

Elveda


“Kendine iyi bak” bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ “Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.” Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar… Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. Kendine iyi bak derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. ve kendine iyi bakması istenilen...Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?..


Alıntıdır

Sen gittin ya...




Sen gittin ya;


Şimdi her yer karanlık. Varlığında olan tüm renkler terk ettiğin gün siyahları giydirdi üzerine. Gökkuşağı dahi sadece tek rengi gösteriyor, oda gece karanlığında doğuyor. Artık ihtiyaç duymuyor doğan güneşe. Yarasalar gibi dolaşıyorum etrafta sessizce. Kimseye zarar vermeden kaldırım taşlarına bakarak yürüyorum yosun tutmuş boş sokaklarda… Elimdeki ucuz biranın tek mezesi şu yalnızlık. Daha bir efkârlı oluyormuş meğer sensiz içmek. Beni ağlatan her şarkıda sigaranın dumanını ciğerlerimde hissediyorum artık…Beni bu yaşımda salya sümük ağlatan tek şey meğer neymiş biliyor musun? Elini tutabilmek için söylediğim o masum yalan... El falına çok iyi bakarım demiştim de sen hemen avuçlarını açıp teslim etmiştin bana… O anı hatırlıyor musun bilmiyorum ama sen bu yalana inanınca ellerini bana teslim etmiştin. Tuttuğum elin değil sanki tüm bedenindi. Sen anlamadın ama ben çok heyecanlanmıştım. Falın bitince de ellerini çektin ya elimden; annesinin elini bıraktığı için kaybolan bir çocuk gibi olmuştum…


Sen anlamadın ama;Sen giderken tüm kelimelerde arkandan sürüklenerek geldi. Bir şey diyemedim sana. İçimden attığım o çığlıkları duymanı isterdim. “Ne olur gitme kallllll” diye bağırdım sana sessizce. Kulak zarlarını patlatacak o çığlıklarımı sana duyuramadım. O parkta saatlerce oturdum senden sonra. Babasının gözleri önünde boğulan bir adamın yaşadığı şokları yaşattın bana. Sen giderken ben sadece sana bakıp tüm beceriksizliğimle ağladım.


Sen giderken;Ben sadece gidişini izlemedim. İçimden yalvardım tanrıya, ne olur tanrım geri gelip bana sarılsın beni bir annenin çocuğunu sevdiği gibi sevsin, saçlarımı okşayıp bana tekrar sarılsın dedim ama beni ne tanrı dinledi ne de sen geri geldin.Peki, sen şimdi bir daha geri gelmeyecek misin? Peki, ben kime seni seviyorum derim, kim kaldı şimdi geriye beni avutacak. Kim ben hasta olduğumda üzülecek? Kim bana seni çok özledim diye bir mesaj çekecek gece yarıları?. Kim merak edecek beni? Peki, kim benimle kavga edecek masumca.Biliyorum artık kimse bunları yaşatmayacak bana. Sen artık yoksun ya şimdi, ben her gece ağlarken seni ararım duvarlarda…Sen artık yoksun ya şimdi;Ben bu sahil banklarında elimdeki ucuz birayla arkadaş olurum. Hatta benim dualarımı kabul etmeyen tanrımla oturur konuşurum saatlerce. Her sevgiliye küfür eder sararım etrafa. Sataşırım tüm mutlu insanlara. Aklıma senin bir beraberliğin olduğunu getirir lanet ederim banktaki yalnızlığıma ve salaklığıma. Kurşunlar sıkarım her gece firar eden aklıma. Batırırım kaptanı olmayan tüm gemileri… Yıkarım tüm kurduğumhayallerimi. Tüm beyaz gelinliklerimi atarım şu fırtınası bitmeyen denize. Orucunu bozmuş biri gibi her dakika sarılırım bir dal sigaraya. Suçüstü yakalanırım katili olurken bir sevginin. Artık sen yoksun ya, hayatımda ben her gece firar eder çocuk gibi ağlarım başka kollarda.



Sen bilmiyorsun ama annemde artık sıkıldı bu gözyaşlarımdan… Sen nasıl erkeksin diyor bana... Sahi, ben nasıl bir erkektim?Sen bilmiyorsun ama;Ben hala bir çocuk gibi ağlıyorum odamdaki yatağımda. Her dökülen gözyaşımda bir dua sıkıyorum gökyüzüne. Kabul olmaz biliyorum ama olmama ihtimaline rağmen ben yinede titreyen bir bedenle ediyorum. Her seferinde kucağıma sen diye aldığım yastığım sırılsıklam oluyor. Üzerinde dalga dalga iz bırakıyor tuzu bitmiş gözyaşım.


Sen bilmiyorsun ama galiba dün gecede dayak yemişim sokak serserilerinden. Elimdeki şarap şişesi kızdırmıştır yine. Ne yapayım adam gibi içemiyorum şu lanet acı şeyi. Ne zaman sarhoş olsam çığlıklarıma boğuluyor bu sahil şeridi. Sen beni unuttun ama ben unutmanın formülünü kaybettim.Sen beni unuttun ama;Ben unutmak isterken dahi hatırlıyorum o kahrolasıca yüzünü. Beni mezar taşı gibi kas katı yapan o gözlerini… Birde neyi hiç unutmuyorum biliyor musun? Hani cep telefonlarımızda devamlı birbirimize çağrılar atardık ya? İşte onu…



Sen her çağrı attığında beni düşündüğün gelir aklıma. Ve bayramı karşılayan bir çocuk mutluluğuyla seni arardım. Şu sıralar her telefonum çaldığında sensin sanıyorum. Sen olmadığını anlayınca da açmadan fırlatıyorum yanımdaki bir koltuğa. Ne olurdu ki az önce telefon açan kişi sen olsaydın?Sen olsaydın;Benim gibi güçsüz bir şekilde yaşabilir miydin bu ayrılıktan sonra. Geri dönmeyeceğimi bildiğin halde akla gelmeyecek çılgınlıklar yapar mıydın? Her sabah aynı otobüs durağına çok sevdiğin papatyaları getirip bırakır mıydın? Peki, her gece evimin önünde nöbet tutar mıydın? Ağlamak için son insanın da yanından gitmesini bekler miydin?Yapmazdın değil mi? Peki… O zaman son kez iyi dinle beni…Hep derdim ya son sevdiğimsin diye… Son sevdiğim değil… Son “Seviyorum” dediğim oldun…



Uğur Babat

Sevgili(!) babacığım.


ßugün yine cok agLadIm ve icimden sana her$ey icin te$ekkür etmek geLdi. Dier cocukLar gibi taa icimden geLerek baba diyecegim bir baba oLmadIgIn icin. ßeLkide iLkdefa icimden geLenLerin en azIndan bir kIsmInI söyLeme cesareti buLacam bu kagIdIn üstünde, cevapsIz kaLacagInI biLdigim, hep beynimi kurcaLayan soruLarImI sorucam. HayatIn boyunca yaptIgIn hataLarIn bedeLini ben ve sevdikLerim ödemek zorunda kaLdIgI icin sana minnettarim.. Hani babaLar varmis ya; cocukLarInI cok severLermi$, hic birakmazLarmis onLari, onlari kendiLerinden bile cok önemserlermis, hic üzmezlermis.. sen bana daha bir baba olamazken, cocuklariyla arkadas olmaya calisan babalar görüyorum baba.. iste ben hep onlarin cocuklarina özendim. FiLmLerde sevgisini gösteremeyen babalar vardi, belki sende öylesindir die düsündüm hep, belki sende sevgini gösteremiyosundur da ondan beni sevmiyosundur, ondan benden gidiyosundur hep diye avuttum kendimi.O filmdeki babalar cocuklari uyurken onlari gizli gizli öperlerdi geceleri. ßen kücükken 3 haftaligina yanimiza geldiginde ben geceleri hic uyumadim, hep seni bekledim, okadar inandirmistim ki kendimi gelecegine.. Neden gelmedin baba? ßen senin cocugun degilmiydim? Neden ben hep baskalarinin cocuklarina özenmekle yetindim? kom$unun kIzI, onun ailesi, o kadar mutlu, o kadar sIcaktIkI.. Hic onlardan gitmek istemezdim. Ak$am babasi i$den döndügünde beni kibarca postalarlardi tabi, evden merak ederler falan diye.. ßabalarin i$den eve dönme saatinde bir baba gelmiyorsa o baba yok demektir, sen benim icimdeki yerinin aksine hic yoktun.. Hep yalandin, söyledigim yalanlarda hep sen vardin, hep sen varmissin gibi anlattim, yani hep yalandin. uzaktaydin, ama gelecektin, kendi kendimin uydurdugu yalanlara inanip, sonunda kendi kendimin yarattigi hayal kirikliklarindan aglardim kimseler bilmeden...ßigün 3 haftada olsa geldin, benim icin degildi, baska sebeblerden oldugunu biliyordum. Yinede gelmisken benim senin kizin oldugumu hatirlasaydin bea baba... ßaskalarinin yaninda sana sarildigim, boynuna atladigim icin bana kizardin, bagirirdin simarma diye. ßen sadece herkesin benimde babam oldugunu görmesini istemistim. Diger cocuklar bunu hep yapiyordu, onlarin babalari hic kizmiyordu, sen bana belkide hayatimin en mutlu anlari olacak birkac saniyeyi cok gördün.. sadece artik bana aci***** bakmasinlar, mahalle kadinlari dedikodu arasinda beni görünce laflarini kesip " vah kadersiz kizim.." muhabbetleri yapmasinlar diye yaptim öyle. ßana kIzInca cok agLamIstIm..yasadiklarimdanda degil, seni kizdirdim diye..ßenim ba$ImI hep baskalarinin babasi oksadi, onlar sevdi, ama ben bitek seni istedim.. Neden sen yoktun baba? Sen neden beni hic sevmedin? Zaten beni kimse istedigim gibi sevmedi bu hayatta...Aradan yILLar gecti, tam ayaklarimin üstünde durmaya baslicakken, bana verdigin bu Lanet hayata alisirken aldin yanina beni bana sormadan, sanki simdiye kadar ki yetmemis gibi yeni bir lanet hayat hazirlamissin bana, bana sormadan.. ama ben gelmek istemiyordumki.. ßabaannem vardi benim, siz yoktunuz, O hem annemdi hem babamdi benim. Oda sevgisini göstereyemeyenlerdi ama sevgisini hissettigim tek insandi O..ßaskada kimsem yoktu ki zaten. Nasil kopardin beni ondan baba? Kendi annenin gözlarina bile aldirmadin. O an anladim ki, kücük kizi olarak bosuna sevgi beklemisim annesinin gözyaslarinda bile yumusamayan o kati yürekten... simdi bunu yazarken akLIma sana kücükken yazdigim yüzlerce cevapsiz mektuplar geldi. Sen 3 hafta gelip gittikten sonra yazdigim mektup sana uLa$Inca telefon edip seni aglattigimi söylemistin. Hayret.. ßenim icimi acitanlari kagida dökünce o kati yüregi bile aglatiyorsa, benim cocuk yüregim onlari yasarken nasil kanadi tahmin edebilirmisin?Tabi.. Önceki mektuplarim hep nezaman geleceginle ve kendi kendime yaptigim planlarimla ilgiliydi. Ama o mektubumda gelmeni istemiyordum artIk, o mektupta sadece senden annemi geri istiyordum. Sen hem gittin, hem annemi aldin, bari onu biraksaydin, o severdi beni...neyse baba.. senin mükemmel(!) babaligin daha cok sayfa alirda, senin icin hepsi bos bir sayfa degerinde nede olsa.. ßak nerden nereye geldik. Artik hem seninleyim, hem annemle, Mutlumuyum? HaLa degilim. Tamam istediklerim bunlardi belki, ama sencede bunlari bana vermek icin baya bir gec kalmadinmi?$a$IrIyorsundur heralde, simdiki bu asiligime, hircinligima, inadima.. senin o kücük "kadersiz" kizin sen beni kadersizligimi kabul ettigim yerden kopardigin an o evde kaldi. Ve sen o kizi hic göremeyeceksin, cünkü görmen gerektiginde görmek istemedin. ßana bu hayatta babaya bile güvenilmicegini gösterdigin icin tesekkür ederim. ßu cok isime yaradi. ßu Lanet dünyaya getirip ben daha melekken cehennemin ortasina tek basima biraktigin icin ve sadece benim degil sevdiklerimin hayatinida mahvettigin icin, bi anlik vurdumduymazligin, bencilce yaptigin hatalarinin bedelini sen mutluyken biz cekmek zorunda kaldigimiz icinde tesekkür ederim sevgili(!) babacim.. ßaska cocuklara özenerek yasamak cok mutlu ediciydi.. Hicbirinden kendini sorumlu tutma sen, herzamanki gibi sadece kendini hakli görmeye devam et ve bunu oku da, gurur duy kücük kizina biraktiklarinla...


not: sana bunu cok söyledim biliyorum, SENDEN NEFRET EDIYORUM !!!


www.kavakyelleri.org/dunkelheit üyesine aittir.Onun yazısıdır.

Gel Desem De Gelme Artık


Sana yaldızlı bir yazıyla veda edip, ayrılık alış verişi yapmadan, gölgemi teninden yavaşça çekip, seni derin uykuların kraliçesiyken uyandırmadan ses tellerimi koparıp gidiyorum. Zor olanı, imkânsız zannettiğimi bu kez ben yapıyorum. Bana ilk sigarayı içmememe neden olduğun yerde anılarımı sana bırakıp gözyaşlarıma aldırmadan gidiyorum. Nerdesin, ne yapıyorsun, iyi misin, değil misin sorularını hafızamdaki Türkçemden siliyorum. Sende benim gibi sil adımı. Beni artık düşünme. Çünkü ben düşünmek istemiyorum.Aldırışlarıma aldırmadan, yakarışlarıma yakınmadan yaşıyor olman bu bedeni her seferinde perçinleyip mevsimsiz göçlere zorladı. Ruhunun benden uzaklaşmasına,bana sarılacak bir beden bile bırakmamana tanık olmadan gitmem lazım.


Ne İçimdeki sevginin ağır çekimde tekrarı ne de başka bir yerde açılmış bir şubesi yoktu .Beni doyumsuzca tüketmenin bedelini bitmişliğimle ödemeden, ölmeden senden kurtulmayı ümid ederek gidiyorum.Hayatında bir kez olsun bana bir iylik yap ve seni unutmam için bana yardım et. Bundan sonra gizli numaradan açılan hiçbir telefona, attığım pişmanlık dolu mesajlara, kapına isimsiz bırakılan hiçbir mektuba cevap verme. Şarkımızı, resimlerimizi, adımı sildiğin gibi sil defterinden.Gel desem de gelme artık...Biliyorum bu gidişin dönüşü olucak.Yokluğun beni bir duman gibi savurup yollarına dökecek.Seni bir kez olsun görmek için çıldırırcasına kendimi parçalara ayırıp önüne atıcam. Bu yüzden geceleri odanın perdesini iyice kapat ve dışarı bakma.Sabahları aynı otobüs durağından okuluna gitme. Saçlarının sarılığını siyahlarla kapatıp sana aldığım montuda artık giyme.Seni unutmam için bana dua et ve ne olur karşıma çıkma..
Alıntıdır...

Askerin Dileği


Sizlerden ayrıldım 20 yaşında
Vatan bekliyorum nöbet başında
İsmimi okursan mezar taşında
Üstüne kapanıp ağlama anam.

Asker ocağında kalırsam eğer
Bu vatan uğruna ölürsme eğer
Tabuta konupta gelirsem eğer
Sarılıp tabutuma ağlama anam.

Ağlarsan eğer gözündeki yaştan olursun.
Beklersne eğer siyah saçlarındna olursun.
Sarılıp resmime ağlama anam.
Alıntıdır.

Sitelere Tema Anlatım Visne Agaci


Merhaba arkadaşlar,
Geçenler visne agaci'nın sitesine ziyaret amaçlı gitmiştim.Onun bizimkilerden farklı bir tema kullandığını görünce hemen sorayım dedim ve benim blogum için hiç yorulmadan sorularımı cevaplamış.Ona buradan çok ama çok teşekkür ediyorum.Ve bana anlattığı kısmı sizlere aynen kopyalıyorum.Umarım faydası dokunur.Ama ben o tema sitelerini gezdikten sonra ve temaları denedikten sonra blogspot temalarına razı oldum açıkcası.Bunları kendimizinde birüz düzenlememiz gerekiyor.Resimlerini vs.Ayrıca birazda html bilmek gerekiyor.HTML biliyorum ama yine de zor geldi bana ayrıca güzel temalarda yok.Ben şuan ki temamdan çok memnum.Cıvıl cıvıl...Sizce de öyle değil mi?
Tema değiştirmekle ilgili bilgi istemişin.Ben de bu işlerin acemisi sayılırım ama bildiklerimi söyleyeyim belki faydası olur sana.İndirdiğin temalar eğer ccs ile yazılmışlarsa direkt "Yerleşim" ordan da html'yi Düzenle diyen yere gelip, temanın kodlarını yapıştırdığında olacaktır."Finalsense.com" burda o türden temalar bulabilirsin.
İndirdiğin temalar eğer html ile yazılmışsa ki büyük ihtimalle öyledirler o zaman "Yerleşim->Html'yi Düzenle" ye girdikten sonra en altta klasik şablona döndür yazan yere tıklatıp, klasik şablonlardan birine geçiyoruz.Sonra "Yerleşim" yazan yerde artık " Şablon" yazıyor olacaktır.Ordan "şablon" a tıklayıp, yapmak istediğimiz temanın kodlarını yapıştırıyoruz ve oluyor.Ama bazı temalar resimlerin url'lerini içermediğinden tema boşluk gibi görüntüleniyor.Bunun için resim yükleyip, url(link) alabileceğiniz bir siteye (mesela http://imagehack.us) temanın resimlerini yükleyip, sonra resimlerin linklerini temada adlarının geçtikleri yerlere yazmamız gerekiyor.Ama böyle temalarla çok sık karşılaşacağını düşünmüyorum.Genelde resimlerin linklerini var oluyor.Bu arada html ile hazırlanmış temalar kullanış açısından, ccs ile hazırlanmışlara göre epey zor.Mesela bir arkadaşının linkini sayfana eklemek için yine şablonuna girip ordan html ile arkadaşının linkini yazman gerekiyor.
Benim tavsiyem ccs ile hazırlanmış temalar bulman.Bir önemli noktada temanın bloggere uyumlu olup olmadığı.Maalesef ki beğenilen bir çok tema wordpress için hazırlanmış.Biz kullanmaya çalıştığımızda kullanamıyoruz.Umarım faydalı olmuştur ve açık anlatabilmişimdir.İyi haftasonları :)
Visne agacina bize uzunca bir açıklama yaptığı için çok ama çok teşekkür ediyorum.Umarım faydalı bir açıklama olmuştur.İyi günler :)

Tontis'in Vizyonu


Bir sürü film var ne ara izleyeceğim gerçekten çok merak ediyorum. :)
Artık izlemeye çalışacağız.
Ne kadar izleyebilirsek o kadar kardır.
Gerçi Harry potter serisini defalarca izledim ama olsun yine izleyeceğim. :)
Hem de 5 filmini birden.
Tam bir Harry Potter koliğim ya.
Bu kadar muhteşem bir seri yazılamaz...
Neyse şu filmleri yazayım.
Bir ara da Harry potter romanlarını ve filmlerini tanıtırım. :)
Geçelim filmlere...

1-Harry Potter Ve Felsefe Taşı
2-Harry Potter Ve Sırlar Odası
3-Harry Potter Ve Azkaban Tutsağı
4-Harry Potter Ve Ateş Kadehi
5-Harry Potter Ve Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığı
6-Korkunç Bir Film 4
7-Romeo And Juliet
8-Organize İşler
9-Hababam Sınıfı (Eski seriler)
10-Lanet
11-Teksas Katliam

Bunlara uyup tüm filmleri izleyebilirsem ne mutlu bana.
İzlediğim filmler hakkında uzunca yorumlar yapıp,10 üzerinden puan vereceğim.Bir seyirci olarak bunun hakkım olduğunu düşünüyorum.Hem blog ziyaretçilerim de bu eleştiri ve yorumlardan fikir alabilirler.

İyi Günler...

Günaydın :)


Merhabalar hepinize :)
Sabah şerifleriniz hayırlı olsun .(Ne güzel konuştum öyle büyükler gibi :D )Efendim bugün pek bir huzurluyum.
Yarın annem memleketine gidiyor.
Evin yemeği,temizliği filan hep bana kalıyor.
Ev kadınlığından vakit kalırsa buraya da yazmaya çalışacağım. :)
Size demiştim filmlerin isimlerini yazacağım diye.
Birazdan yazacağım filmlerin isimlerini ve sinema sıralamalarımı yapacağım.
Yani hangi filmi ne zaman izleyeceğim gibi.
Kendinize iyi bakın.
İyi günler. :)

Filmkolik olup çıkıcam :)


Bugün abimin kocaman bir kutu film arşivi var.Aldım kutuyu bir sürü film seçtim içinden.1-2 tane de oyun.Canım o kadar çok sıkılıyor ki.Biraz film izleyeyim diye düşünüyorum.Hem burayada yazacak birşeyler çıkar.Sİze izlediğim film hakkında bilgileri,düşüncelerimi ,eleştirelirimi yazacağım ve 10 üzerinden puan vereceğim.Eleştirmen değilim ama bir izleyici olarak değerlendirmek en doğal hakkım.Yarın sizlere izleyeceğim filmlerin isimlerini yazarım.Çünkü 10 tane felan film var.Yazmaya kalkışsam yazamam.Ama oyunların ismini yazayım :

Bir tanesi Singles 2 :)
Diğeri ise Roller Coaster Tycoon 3

Umarım severim bu oyunları.Oynayınca oyunlar hakkında da fikirlerimi ve düşüncelerimi paylaşacağım.Tontişiniz şimdi de eleştirmenliğe sardı.Bakalım daha neler gelecek başına?.. :D:D

İki Arkadaş


2 arkadaş varmış bunlar çok samimilermiş araları çok iyiymiş birinin adı Özgür diğeri Ömer miş.Ömer zenginmiş Özgür fakir .Özgür Ömerin yanında çalışmaya başlamış .Ömerin çok sevdiği bir kız varmış ve bu kızla evlenmeyi düşünüyormuş. Ömer evlenmek üzeri olduğu bir zamanda Özgür Ömer’e demişki ” o kızı bende seviyorum onunla ben evlenmek istiyorum” demiş Ömer’de canından çok sevdiği arkadaşına ”tamam sen bu kızı seviyorsan ben aradan çekilirim” demiş. Zamanla fakir olan Özgür zenginleşmiş Ömer fakirleşmiş… Bir gün Ömer Özgürün yanına gitmiş iş istemiş Özgür iş vermemiş… Ömer bu duruma çok üzülmüş… Ömer dertli bir düşünce içinde yolda yürürken yaşlı bir adamla karşılaşmış, adam cebinden bir ilaç listesi çıkarmış ve Ömer’den kendisine yardım etmesini istemiş… Ömer cebindeki son parası ile bu adamın ilaçlarını almış… Ömer’in ilaçlarını aldığı yaşlı adam aslında çok zenginmiş, bütün mirasını Ömer’e bırakmış ve Ömer tekrar zenginleşmiş…Özgür’ün fabrikasının karşısına bir ev yaptırmış. Bir gün yaşlı bir kadın ekmek parası istemiş Ömer’den ,oda para vermek yerine gel benimle yaşa, bana annelik edersin benimde kimsem yok demiş.. Kadın kabul etmiş… Kadın Ömer’e evlenme yaşının geçmek üzere olduğunu söylemiş ve ona bir kız bulmuş…Ömer kızı görmüş beğenmiş anlaşmışlar ve evlenmeye karar vermişler, düğün günü gelmiş… Ömer çok sevdiği arkadaşı Özgür’ü de çağırmış düğüne, Özgür’ de düğüne gelmiş.. Ömer mikrofonu eline almış başlamış anlatmaya…”çok sevdiğim bir kız vardı, canımdan çok sevdiğim arkadaşım o kızı sevdiğini söyledi ben aradan çekildim, ona iş verdim zamanla ben fakirleştim o zenginleşti…Gittim ondan iş istedim ama o bana iş falan vermedi” demiş Özgür’ü göstererek… Bu ara Özgür almış mikrofonu demişki; ”canımdan çok sevdiğim bir kardeşim vardı bir kızı seviyodu ama o kız iyi biri değildi ona layık değildi onunla ben evlendim ve benden iş istedi onun işçi olarak çalışmasına razı olmadım babamı karşısına dilenci olarak çıkardım ve bütün mirasımı onla paylaştım en önemliside annemi karşısına çıkardım ve en değerli varlığımı kız kardeşimi ona veriyorum demiş…

Bir kadını ağlatırken dikkat edin!




Bir kadını ağlatırken dikkat edin!

Aşağıda yazılı sözcükler Tanrı ile insanın konuşmasını anlatan 'Talmud' isimli kitaptan alınmıştır ve şöyle biter :

'..Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, çünkü Tanrı gözyaşlarını sayar... Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı, öyle olsaydı ezilirdi... Üstün olmasın diye başından da yaratılmadı. Ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye... Kolun biraz altında korunsun diye.. Kalp hizasında sevilsin diye...'

Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru :)

1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebei, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.
4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.
5. Her gece, BİRİSİ uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.
6. Birisi için dünyalara bedelsin.
7. Çok özel ve teksin.
8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.
9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar.
10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak.
11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut.

Çok şeker emzikler

Ay bugün sitenin tkinde gezerken gördüm.
Şunları bakın çok şekerler değil mi?Yerim bunları yerim. :)




Blogumuzda Duyurular Bölümü


Artık blogumda bir duyurular bölümü var.Yanda ki resimde de görüldğü gibi.Siyah kare içerisine aldım. :)Orada blogum hakkındaki duyuruları,bilgilendirmeleri yazacağım.Ara sıra bakar göz gezdirirseniz sevinirim bu sayede daha rahat ve sorunsuz gezinebilirsiniz blogumuzda.Beni yorumsuz bırakmayın.Kendinize çok iyi bakın.



İyi Günler :)